65.000.000 adet baskıyı Türkiye'nin 81 iline gönderdik | HakkımızdaHafta içi09:00 - 18:00|Cumartesi 09:00 - 12:00 | İletişim0216 706 0 232

Güvenli Ödeme İade Garantisi Zamanında Teslimat Kargo Bedava 6 Taksit

İbrahim Müteferrika’nın Sağ Olsun Geliştirdiği Matbaa, Matbaamız

Matbaa, icadı M.S. 593 yılına dayanan, ilk olarak Çin'de ağaçların oyulmasıyla ortaya çıkan, bugün basımevi de değimiz dünyanın en faydalı şeylerinden biridir. Neden? Çünkü söz uçar yazı kalır, kalan yazıyı da kurtlar kuşlar yemesin diye çoğaltıp dağıtmak lazımdır. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen rulolarının 868’te Çin’de basıldığı bilinmektedir. Rulolar da çok gelişti bu arada tabii, tıklayınız: Gelişen rulolar.

Gel zaman git zaman, 9. yy’de Uygurlar, 15. yy’de Hollandalılar derken basım teknikleri gelişmiş, en sonunda 1450’de Johannes Gutenberg “N’aber ortak?” dediğini düşünmek istediğimiz ortağı Fust ile birlikte Almanya’nın Meinz şehrinde metal harflerle basım yapmayı akıl etmiş ve eli yüzü düzgün ilk matbaayı kurmuştur.

Peki ya Bizde Matbaa? Bize de Matbaa, Bize de Matbaa!

Macaristan’da doğup savaşta esir düştükten sonra Osmanlı topraklarında yaşayan ve zeki, çevik, akıllı halleriyle göze giren İbrahim, padişahın özel hizmetleri ile görevlendirilmiş anlamına gelen “Müteferrika” ismini de yanına alarak, Avrupa’da gelişen matbaayı Osmanlı’da ilk kez uygulayan kişidir. Aslında İbrahim Müteferrika’dan önce Osmanlı’da ilk matbaa, engizisyondan kaçıp Osmanlı’ya sığınan İspanyol göçmeni David ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler tarafından 1493 yılında kurulmuştur ve kendilerine Tevrat dahil din kitapları basma izni verilmiştir. 1493’ten sonra birçok kez matbaa açma girişiminde bulunan Osmanlı, Müslümanların Kuran’ın elle yazılması gerektiğine dair katı fikriyle karşılaşmıştır ve ilk resmi matbaayı kurmak 1772 yılında İbrahim Müteferrika’ya nasip olmuştur. Olsun, şükürler.

Müteferrika’dan Sonra Matbaa Ne Durumda?

Osmanlı matbaasında basılan ilk kitap Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Vankulu Sözlüğü)’dur. Müteferrika öldükten sonra matbaanın başına 1754 yılında İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yılından sonra Beylikçi Raşid Mehmed Efendi ve Vak’a-nüvis Vasıf Efendi geçmiş, matbaa serüveni 1833 yılında ülkede 54 matbaa, 1948 yılında 509 matbaa ve 1983 yılında 3537 matbaa bulunacak şekilde gelişme kaydetmiştir.

1860 yılında Şinasi’nin desteği ile Agâh Efendi tarafından yayımlanan ilk Türk gazetesi Tercümanı Ahval’den beri dünyada gelişen matbaa tekniklerini takip eden ülkemizde bugün dünyada gerçekleştirilen en kaliteli basım teknikleri uygulanabilmektedir. Matbaa makinelerinin yurt dışı kaynaklı olması sebebiyle matbaacılıkta çalışacak kişilerin yabancı dile hâkim olması ve teknik bilginin doğru uygulanabilmesi için üniversitelerin matbaacılık bölümlerinden mezun olmaları gerekir. Bu da matbaacılığı hem ortaya konulan ürünlerle hem de üretim aşamasıyla vizyon, bilgi ve deneyim gerektiren bir sektör haline getirir.

Matbaacılık çok iyi bir şey, ilim, irfan, reklam demek, keşke daha fazla gelişse. (Mesaj alınmış mıdır?)

pix