450.000.000 adet baskıyı Türkiye'nin 81 iline gönderdik | HakkımızdaHafta içi09:00 - 18:00|İletişim0216 706 0 232

Güvenli Ödeme İade Garantisi Zamanında Teslimat Kargo Bedava 6 Taksit

Markalaşmanın Kısa Tarihi

Markalaşmanın Kısa Tarihi

Bu yazıda markalaşmayı tarihiyle birlikte sizler için anlattık. Keyifli okumalar.

Markalaşma ve Ticaretin Sembolleri

Markalaşmayı fark etmeye başladığınızda kaç yaşında olduğunuzu merak ediyoruz. İlkokul yıllarında öğretmenlerin sizden kitaplarınıza veya kişisel eşyalarınıza etiket yardımıyla isminizi yazmanızı istediklerini hatırlıyor musunuz? Biz oldukça iyi hatırlıyoruz!  Bu uygulama açıkça, eşyalarımızın başka kişilerin eşyalarıyla karışmasına veya kaybolmasına karşın bir tedbir gibi görünse de adımızın yazılı olduğu etiketler aslında teorik olarak bizim için hayatımızdaki ilk kişisel markalardı.

Markalaşmanın Kökleri

“Markalaşmanın temeli ne zaman atılmış acaba” diye soruyorsanız, sizi ABD ve Avustralya’daki büyükbaş hayvancılık çiftliklerine götürüyoruz! Sığır besicileri stoklarını diğer endüstrilerde olduğu gibi ihtiyacı olana dek bir yerde depolayamaz. Sığırların sağlıklı ve üretken olabilmeleri için büyük arazilerde dolaşmaya ihtiyacı vardır. Genellikle bu büyük araziler binlerce dönümlük alanlardan oluşurlar ve bu alanlarda çobanlık yapılmadığı sürece sığırları takip etmek neredeyse imkânsızdır.

Bu büyük sorunu çözebilmek adına bir sığır çiftliği sahibi, kendine has semboller tasarlayarak her ineği ve boğayı sıcak demir yardımıyla işaretler. Böylelikle çalınan veya kaybolan bir hayvanın spesifik baskı işaretleri yardımıyla sahibine ulaştırılması mümkün hale gelir. Bu olay en nihayetinde markalaşmanın ilk görüldüğü alanlardan biri haline gelir.

Marangozlar üzerinde çalıştıkları projede benzersiz bir sembol oyarak çalışmalarını işaretleyebilirler. Bu İşaretler bazen belki bir çekmece veya masa gövdesinin altında gizlenmiş olabilir. Aynı zamanda marangozların kendine has sembollerini birçok ahşap evde görebiliriz.

1876 yılında İngiltere merkezli bir alkollü içecek firması ürettiği ürünlerin doldurulduğu varillere kırmızı bir üçgen çizdirdi ve müşterilerine yolladı. Ürün müşterilere ulaştığında herkes bu logoyu benimsedi ve kimse bunun hakkında konuşma ihtiyacı bile duymadı. Fakat şirket bir sonraki sevkiyatta varillere kırmızı üçgen koymadı ve bu insanların aynı ürüne karşı farklı şekilde hissetmesine sebep oldu.

Modern zamanlara dek purolar, içecekler, baharatlar ve daha birçok ürün, üreticisi tarafından işaretlenmeye devam etti. Amaç sığır besicilerinde olduğu gibi ürünün kaybolması ve çalınmasına karşı önlem almaktı. Sonrasında işletme sahipleri kendi ürünlerinin daha fazla rağbet görmesi için popüler ve güvenilir işletmelerin sembollerini kullanmaya başladı. Örneğin bazı fırınlar müşterilerine “Biz sadece x şirketinin ununu kullanıyoruz” diyerek güven sağlamaya çalışıyorlardı.

Modern Dünyada Markalaşma

Günümüzde markalaşma o kadar önem kazanmış durumda ki, yeni şirketler markalarını tasarlaması için danışmanlara on binlerce lira ödüyorlar. Renk, içerik ve kelime seçiminin hepsi günün popüler markalarının oluşturulmasında büyük rol oynamaktadır. Örneğin herkes bir kilometreden bir McDonald's veya Coca Cola logosunu tanıyabilir. Artık bu tür büyük markaların sözlerini okumamız gerekmiyor, aksine logolarının şekillerini anında tanıyoruz çünkü onları binlerce kez gördük ve bilinçaltlarımızda yer edindiler.

Yeni bir işletmeyseniz ve bir logo tasarlama aşamasındaysanız veya işletmenizin var olan logosunu değiştiriyorsanız bunu düşünmek için uzun zamanlar ayırın. Satışlarınızı düşürecek veya marka bilinirliğinizi kötü yönde etkileyecek seçimler yapabilirsiniz ve bunların geri dönüşü kolay olmayabilir.

Bir logonun rengi, şekli, yapısı yani tüm unsurları bilinçaltımızda yer eder ve bilinçaltımızda bunlara farkında olmadan anlamlar yükleriz. Bu anlamlar o markaya olan yönelimimizi belirler. Örneğin yanlış logo tasarımları hedeflediğiniz müşteri kitlesine yönelik olmak yerine hiç beklemediğiniz şekilde başka bir kitleye hitap edebilir. Bu sebeple müşteri kaybedebilirsiniz.

Logoyu zamanla değiştirebilmenize rağmen bunu sık yapmak müşterilerinizin sizin markanıza olan düşüncelerinde ve yönelimlerinde değişikliğe sebep olabilir. Evrensel ve uzun ömürlü bir logoya sahip olmak marka tanınırlığınızı daha da arttıracak ve müşterilere güven verecektir.

Siz siz olun markanızı oluşturan tüm detaylara özen göstermeyi ihmal etmeyin. Umarız bu yazımız ile size markanın önemi hakkında bir şeyler kazandırabilmişizdir. Hala mail bültenimize abone olmadıysanız, bunun gibi faydalı yazılardan haberdar olmak için mail bültenimize abone olmayı unutmayın.